Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Basiret Dergisi yayın hayatına başladı
03 Eylül 2010 / 06:09
Yeniden yayın hayatına başlayan Derginin sunuş yazısında uymayı taahhüt ettiği ilkeler bulunuyor.

İslam’ın en doğru haliyle anlaşılması, tebliğ edilmesi ve uygulanması için çabalayan müslümanlar olarak bu yeni adımın hayırlı olmasını diliyoruz. Harun ÜNAL, Ahmed KALKAN, Levent PEKDEMİR’den oluşan Yayın Kurulu’na tebriklerimizi iletiyoruz.

 

“Allah'a davet eden, sâlih amel işleyen ve: ‘ben gerçekten müslümanlardanım’ diyen kimseden daha güzel sözlü kim olabilir?” (31/Fussilet, 33)

Basiret Dergisinin Bağlı Bulunmayı Taahhüt Ettiği İLKELER

 

1) Bu dergi, Kur’an ve Sünnet prensipleri doğrultusunda yayın yapar; mezhepçi, cemaatçi, grupçu, tarikatçi, düzenci, gelenekçi, modernist anlayış ve yaklaşımların hiçbirine meyletmez.
2) Allah’ın rızasını gaye edinir. Tevhidi ikame, şirki izale etmeyi birinci prensip edinir.
3) Tevhidî duruş bilincine sahiptir. Tevhid, tüm siyasî, sosyal, ekonomik, ahlâkî ya da ilmî görüşlerin birleştirilerek İlâhî kaynaklı bir söylemde ifade edilmesidir.
4) Tevhid akîdesinin gereği olarak evrenseldir, ümmetçidir. Ümmet olmak için vahyin buyruklarına “iman” etmek yeterlidir. Herhangi bir bölge, renk, dil faktörü, ümmet olma bilincini ortadan kaldıramaz. Üstünlüğü soy, kabile, renk, sosyal sınıf, ulus, zenginlik gibi şeylerde görmez; sadece takvâda, ilimde ve cihadda kabul eder.
5) Dergi; sahibi, çalışanları, editörü, yazı heyeti ve yazarlarıyla bir bütündür. Bütün dergi ailesi, aynı dâvanın insanları olarak aynı hedefe doğru yönelirler.
6) Fikir üretir, sorun çözer. Dâvâya yük olmaz, Dâvânın yükünü alır.
7) Antitez olmaktan çok tez olmaya çalışır. Alternatifler, çıkış yolları sunar.
8) Mâlâyani, lağv türünden faydasız, kimseye hayır getirmeyecek konuları gündemleştirmez. Özgül ağırlığı olan görüş ve yazılara değer verir.
9) Bir mektep haline gelmeye çalışır.
10) Gençlere kapılarını açık tutar, onların yeteneklilerini yazar, hiç değilse dâvetçi olarak yetiştirmeye çalışır.  
11) Dergi elemanları ve yazarları istişareye çok önem verirler. Kararlar şûra ile alınıp dergiye ve okuyucuya yön verilmeye çalışılır.
12) Ayağını yere sağlam basar; slogancı ve ütopik tavırlar içinde olmaz; uzun soluklu olmaya çalışır.  
13) İlâhî rahmete paratoner olacak şekilde istikamet üzere yürür, hakka tercüman olur, der gibi yapmaz, der; dergi gibi der, dergi gibi güzellikleri derler.
14) Tevhidî bilinçlenme sürecine katkı sağlamaya çalışır, sözünün ve tezinin arkasında durur, gücünün yettiği her türlü fedâkârlığa hazırdır.
15) Bu dergi, her şeyden önce dâvet ve tebliğe soyunmuş olduğundan; yaptığı işi iyi yapması gerektiğini bilir; dâvet usûl ve metodlarına riâyet etmeye çalışır.
16) Üslûba dikkat eder, kibarlığı, tatlı dilli anlatımı tercih eder, sevdirmeyi ve müjdelemeyi prensip edinir. Ama İslâm düşmanlarına karşı da dâvânın izzetini korur, taviz vermez. Sert üslûbu ancak İslâm düşmanlarına karşı kullanır. Dosta gülle varır, düşmana gülle ile. Dost ve düşmanın tanımını da Hak’tan alır.
17) İhtilaflı konularda hassas olur, gereksiz tartışma ve polemiklere girmez. Düşman olarak farklı grupları değil; İslâm düşmanı kâfirleri, tâğutları cephesine alır.
18) Düzene, düzenin kutsallarına, onun ilke ve prensiplerine saygı duymaz, tâğutlara ve kâfirlere hoş görülü olmaz.
19) Kur’an, Sünnet, İlim, İman, Tevhid, İbâdet, Cihad, Ahlâk, Takvâ, Vahdet gibi temel İslâmî kavramları öne çıkartır. Güncel yorumları ve işlenen konuları bu kavramlarla bağlantılı anlatmaya özen gösterir.
20) Diğer İslâmî dergileri rakip değil, rafik görür; Tevhidle bağını koparmamış tüm cemaatleri kendi cemaati bilir. Cemaatler üstü olmaya çalışır. 
21) Tekfircilikten, hâricî ve mürciî düşünceden, taassuptan uzak, itidalli bir çizgi üzerinde bulunur. 
22) İslâm’ı hiçbir ideoloji ile senteze tâbi tutmaz; demokrasiyi, laikliği, Kemalizmi, devletçiliği toptan, her şeyiyle reddeder.
23) Gündemi takipten daha önemli olarak, gündem oluşturmaya çalışır.
24) İmanî ilkeler yanında bireysel, sosyal, ticarî… ahlâka da önem verir, bunu davranışlarıyla ispatlar. Ahlâk ve âdâbın her alanda önemini kabul eder.
25) Tâğutî düzenlere ve tâğut özelliği olanlara net tavır takınır, uzlaşmacı olmaz.
26) Ilıman İslâm anlayışı ile, modernist ve tarihselci çizgi ile uzlaşmaz, onlara tavrını netleştirir. 
27) Hurafeci, bid’atçi yaklaşımlara ve tasavvufa meyletmez, onları tasvip etmez.  
28) Sistemli, planlı, organizeli olur.
29) İstişareye ve kolektif çalışmaya önem verir. Dergiciliğin birtakım disiplini gerektirdiğini, takım oyunu olduğunu unutmaz.
30) Popülizme meyletmez. “Acaba okuyucu ne der, halkın anlayışına uyar mı?” gibi endişelerle hak çizgiden taviz vermez. 
31) İnanç ve ilkeleriyle bağdaşmayacak reklamları dergisine almaz.
32) Büyük yazar kabul edilen, fakat çizgisi ve hedefinde sapmalar olan, hakla bâtılı karıştıracak yazarların yazılarına, sırf şöhretlerinden dolayı, değer vermez.
33) Irkçılığa, ulusalcılığa, hemşehricilik ve bölgeciliğe kapılarını kapatır.  
34) “Ben müslümanım” der, güzel sözlü olmaya çalışır. “Allah'a davet eden, sâlih amel işleyen ve: ‘ben gerçekten müslümanlardanım’ diyen kimseden daha güzel sözlü kim olabilir?” (31/Fussilet, 33)
35) Hakkı ketm etmez/gizlemez. "İndirdiğimiz açık delilleri ve hidâyeti Biz Kitaptan insanlara açıkça belirttikten sonra gizleyenler var ya; işte onlara hem Allah lânet eder, hem de bütün lânet edebilenler lânet eder. Ancak tevbe edip, durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıklayanlar başkadır. Onları bağışlarım; çünkü Ben tevbeyi çok kabul eden ve çokça merhamet edenim." (2/Bakara, 159-160)

 

"Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip onu az bir paha ile değişenler yok mu, işte onların yiyip de karınlarına doldurdukları, ateşten başka bir şey değildir. Kıyamet günü Allah ne kendileriyle konuşur ve ne de onları temize çıkarır. Orada onlar için can yakıcı bir azap vardır." (2/Bakara, 174)

 

İlmi yaymak ibadet olduğu gibi, onu ketmetmek de cinayettir. İslâm’ı bilip başkalarına anlatması gerekenlerin ilmi gizlemesi, üzerlerindeki emanete ihânettir. İslâmî ilimleri yaymak veya yayılmasına vesile olmak, beşeriyetin hidâyeti için çalışmak şarttır. Şer'î hükümlerden birisini olsun gizleyen kimse, ebedî lânete uğrar. Yalnız tevbe etmek kâfi değildir. Tevbeyle beraber yaşayışını ıslah etmesi ve amellerinde ihlâslı olması gerekir.

 

"Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." İlmini ketmeden, câhil menzilesindedir. "En fazletli cihad, zâlim sultana karşı hakkı söylemektir." (Tirmizî, Fiten 13; Ebû Dâvud, Melâhim 17)  Bazen hakkı söylemekten dolayı başımıza belânın gelmesi, söylememekten dolayı öteki dünyada gelecek belânın yanında hiç kalır. Hz. İbrâhim'in iki ateşten en ehvenini seçmesi, seçtiği o ateşin de acı vermekten çıkması gibi, ne tatlıdır hakkı savunmaktan dolayı başa gelenler… Çünkü "hak yolunda yuvarlanan merdâne olur." "Onlar ki, Allah'ın gönderdiği emirleri duyururlar, Allah'tan korkarlar ve O'ndan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olara Allah (herkese) yeter." (33/Ahzâb, 39)

 

36) Hakka bâtılı karıştırmaz. "Hakka bâtılı karıştırmayın, bildiğiniz halde hakkı gizlemeyin." (2/Bakara, 42). Tarihte olduğu gibi günümüzde de bâtıl çeşitli ad ve maskeler altında hak kisvesine bürünerek hedefine varmak istemekte ve bu hususta her türlü şeytanî güçten yararlanmaktadır. Sayısız tâğûtî devlet, rejim ve ideolojiler “hak taraftarı” olduklarını ileri sürerek yetkileri ellerine geçirmiş, bu konuda hak adını kullanarak, hakkı istismar ederek halkın yardımını veya sessizliğini görmüştür. Fakat yönetimleri ve davranışlarıyla, bâtıl oldukları halk tarafından fark edilince iş işten geçmiştir. Nice teşkilâtlar, örgütler de buna benzer bir yol takip etmiştir. Meslelâ “insan hakları” diye birtakım kanunlar hazırlanmış ve emperyalistler bu ad altında kendi iğrenç bâtıl hedefleri istikametinde ilerlemekte ve müstaz’af insanları sömürmekte, toplumların hakkına, hak adına tecavüz etmektedirler.

 

Unutmamak gerekir ki; yarım hakikat, çok kere muazzam bir yalandır. Gerçeğin yarısını söylemek, aslında hiç bir şey söylememektir.

 

37) Bağımsız olmak zorundadır. Bağımsız bir kimlik, İslâmî bir dergiye aradığı “öz gücünü” verecektir. Bağımsız kimlik, daha doğrusu sadece Allah’a bağımlılık; derginin kendi iç mânevî donanımlarıyla ayakta kalması, kendi varlığını gayr-i meşrû hiçbir güce dayandırmaması anlamına gelmektedir. Ancak kendi özgücüne dayanan dergiler, uzun soluklu ve kalıcı olmayı başarabilirler. Zira gücünü İslâm’dan, Kur’an’dan ve bağımsız karakterinden almayan her çıkış, ya yalnızlığa mahkûm olacak ya da kendi dışındaki câhiliyenin rengini alacaktır. Bağımsızlık, İslâmî dergiciliğe “evrensel İslâmî çaba”nın bir parçası olduğunu unutturmamalıdır. Onun kendi bağımsızlığı, ümmetin bağımsızlığı içindir. Bağımsız olmak, ümmet içindeki başka İslâmî kıpırdanışlara “sağır”, “kör” ya da “dilsiz” olma hakkını vermemelidir. Bu anlamda ümmet içindeki tüm kardeşleriyle yakınlık gibi ilişkilere ağırlık verilmelidir.

 

Rabbimizden bu ilkelere uyma konusunda bize gayret vermesini, bizi mahcup etmemesini niyaz ediyoruz. Okuyucularımızdan ve bizi sevenlerden de, bu ilkelere uyup uymadığımız konusunda bizi denetlemelerini ve gereken uyarıları yapmalarını bekliyoruz.

 

Tüm kadrosu ve katkıda bulunanlarıyla

Basiret Dergisi

basiretdergisi2.jpg

Bu yazıya toplam (15) yorum eklenmiştir.
KÖYLÜ
13 Kasım 2010 Cumartesi 22:06
HAYIRLI OLSUN
ALLAH HAKI ANLAYIP YASAYAN VE KIMSEDEN CEKINMEDEN TAVİSSİZ BİR YOLA UZERE OLMANIZ DİLEYİ İLE HAYIRLI UĞURLU OLSUN İNŞAALLAH.
saliha meryem
16 Ekim 2010 Cumartesi 11:07
yeni bir dergi çıkarmak adına
esselamualeykum benim sormak istediğim yeni bir dergi neden? Var olandan ayrılınmadan bölünmeden söylemek istediklerimizi söylememiz gerekeni duruşumuzu orada devam ettiremezmiydik. Ayrılık arkada bizim acabamızda onlar değişmedi istikamette diğerleri istikametten ayrıldı değişti soruları bırakmayacak mı zan bırakmayacak mı? Belki açıklamalar yapıldı belki ben kaçırdım ama Peygamber efendimiz itikaftayken ziyaretine gelen eşlerinden birini götürürken yanından geçenlere yanındakinin hanımı olduğunu açıklıyor şeytan onlara bir vesvese vermesin diye. Müslümanlar arasında parçalanmanın bölünmenin ayyuka çıktığı şu zamanda her alandaki ayrılıkları en aza indirmek bence en isabetli iş olsa gerek. Bu siz ilim sahiplerinin birincil konuları olmalı diye düşünüyorum. Sizlerden rica ediyorum bu dernek vakıf radyo dergi... her ne adına olursa olsun ayrılıklar için bişeyler yapın bi dur deyin bu kervana sizlerde katılmayın. Sizlerin ilmine yaşantısına öncülüğüne değer veriyoruz .Ailemizi çevremizi öncelikle kendimizi sizlerrin bilgileriyle verdikleriyle şekillendiriyoruz. Sizleri seviyoruz Allahında sizi sevmesini sizlerden razı olmasını diliyoruz.Hakkınızı helal edin niyetim kesinlikle kötü deyil sadece içimdeki yarayı bu konudaki acımı söyledim. Allah kuranı ve Peygamberiyle yolumuzu yolunuzu atdınlatsın inşaallah.selam ve dua ile...

Editörün Notu: Sayın Saliha Hanım, meramınıza biz de katılıyoruz. Bülünmek güzel bir şey değil. Ne var ki İslam'ın anlatılması savunulması her yerde yapılmalı. Resulullah Mekke'de anlatır iken, bir kısım müslüman Medine'de, bir kısım da Habeşistan'da anlatmaya devam ediyordu. Bu bölünme anlamına gelmiyordu elbette. Yeni bir dergiyi de bu gözle değerlendirmek daha iyi olur kanısındayız.
Saygı ve selamlarımızla
mbozac
09 Eylül 2010 Perşembe 14:42
basiret
Allah hepimize basiret nasip etsin...yolunuz açık sa'yiniz meşkûr olsun...
adem gültekin bursa
07 Eylül 2010 Salı 17:41
allaha hamdolsun
rabbim yardımcınız olsun
sdemır
05 Eylül 2010 Pazar 16:03
yolu kıyamete uzanan yolculara
ılkelerını ıyı belırleyen allahın huzuruna rahat cıkacaktır rabbım duruslarını herdaım onurlu tutsun
İ. KÖKSAL
05 Eylül 2010 Pazar 02:32
Hayırlı Mücadeleer
Yayın hayatına hoşgeldiniz. Başarılar dileriz hak yolundaki kelimeleri söleyecek sizlere.
necati türkoğlu
04 Eylül 2010 Cumartesi 21:21
hayırlı olsun
ayağını hak yolda sağlam basan. hak yoldan ayrılmayan, o yoldada muzaffer olanlardan eylesin .allaha emanet olun .
Z.Celik
04 Eylül 2010 Cumartesi 07:08
Hayirli olsun
Yasadigimiz bu cagda binlerce insanin manevi hayatinin alt üst edildigi,hatta kalbi hayatin midesine yedirildigi bir zamanda BASiRET gibi fikir ve düsünce hayatimiza isik olacak, cok degerli bir hizmetin yayin hayatina baslamasi cok yerinde ve takdire sayen bir calisma.
insallah istikamet üzere devamli olmasini Yüce ALLAH c.c den dilerim .
Derginin cikmasina emegi gecen bütün kardeslerimden ALLAH c.c razi olsun.
emin ecmel
04 Eylül 2010 Cumartesi 01:20
Sıratı anlatan, istikamet üzre olan bir dergi olur inş.
Dergide yazan abilerimizin hocalarımızn nerdeyse hepsini tanıyoruz. fikrini zikrini, düşünce yapısını bildiğimiz ve Allah için değer verdiğimiz şahsiyetler. Ben ilk duyduğumda o kadar dergi varken ne gereği vardı ki demiştim. ama bu özellikle 2 aylık süreçte, referandum sürecinde, bu derginin çıkmasını şahsim adına çok hayrlı buldum. Ümitle dua ediyorum, inşeAllah ibni mes'ud r.a eğri kılıcı ile doğruları anlatan bir kılıç, ümmetin üzerine titreyen Hz. abubekr gibi şefkat elbisesi olursunuz. Allah cc sizi sevsin ve rahmet etsin değerli abilerim. Sizleri allah için seviyorum inş.
Abdi keçeli
03 Eylül 2010 Cuma 22:52
basire
Şirk sistemi içerisinde tevhidi bir çizgi üzerinde yayın yapmak gerçekten zordur.Ateşten gömlektir.İnsanların sel gibi modernizme doğru akıp gittiği şu günümüzde karşılarına dikilip onlara dur diyebilmek kararlılık ister basiret ister tüm bunları göze alıp yayın hayatına başlayan basiret dergisinin değerli kadrosuna ve okuyucularına hayırlı olsun diyor,Allah yardımcınız olsun diyorum.
Ali DURMUŞ
03 Eylül 2010 Cuma 14:54
"Rabbimiz Basiretimiz'i aç!.."
Rabbim hayırlı uğurlu etsin inşallah. Emrolunduğumuz gibi dosdoğru bir yayın hayatı temennilerimle...
Nureddin Zengi - Kütahyalı
03 Eylül 2010 Cuma 14:02
Hoşgeldin
Basiret Dergisi inşaallah hoş gelir, hayırlarla gelir.

Tavizsiz, ilkeli, uzlaşmasız, nebevi bir çizgi de vaad ettiği gibi bir yayın hayatı sürdürüp bizlere faydalı, ufuk açıcı olmasını dileriz.
Adatepeli
03 Eylül 2010 Cuma 13:37
Yolunuz acik olsun...
Yayin hayatinda hayirli yayinlar diliyorum...

Hosgeldin...
hikmet erturk
03 Eylül 2010 Cuma 12:39
hayırlı olsun
hayırlı olsun zor bir yükü sırtınıza almışsınız.Allah kolaylıklar versin inşallah.
Mehmed Durmuş
03 Eylül 2010 Cuma 11:18
Tebrikler
Allah Basiret dergisini, beyan ettiği ilkeleri doğrultusunda yayın yapmak üzere güçlü-kuvvetli kılsın; yolunu açık etsin, sesini-soluğunu etkin kılsın. İslami yayın dünyasına tekrar hoşgeldin diyorum Basiret'e, yayın ekibine başarılar diliyorum.
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
7 / 13 °C
Hakkari
-5 / 8 °C
İstanbul
8 / 17 °C
İzmir
10 / 17 °C