Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürt sorununda doğru cevap ne?
02 Eylül 2010 / 11:04
Türkiye’nin kronik hale gelen Kürt sorunu konusunda Milliyet’ten Kadri Gürsel ‘CHP’nin Kürt sorunu’ başlıklı yazısında ÇHP’nin konuya yaklaşımını yorumlarken, İslamcı yaklaşımın AKP’ye faydası olup olmadığını da sorguluyor.

Kadri Gürsel, Deniz Baykal CHP’si için “vicdanımız hiç rahatsız olmadan, ‘Kürt sorunu CHP’siz çözülmez, ama bu CHP ile hiç çözülmez’ derdik. Bunu şimdi söylemek, CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ile başlayan değişim çabalarının bir sonuç vermesini beklemeden ‘CHP ile de çözülmez’ demek, hakkaniyetsizlik olur. Amma ve lakin, an itibarı ile CHP, Kürt sorununda çözümün aktörlerinden biri olabilmekten çok uzaklarda... Çünkü önce CHP’nin bir Kürt sorunu” olduğunu söyledi.

 

CHP’nin kendi Kürt sorununu çözdükten sonra Türkiye’nin Kürt sorununda çözümün bir parçası olmaya hak kazanabileceğini öne süren Kadri Gürsel bu haliyle iktidara gelmesi durumunda topallayan bir iktidar olacaktır benzetmesi yaptı.

 

CHP’nin Kürt sorununu ise “statüko muhafızlığı’nın bir ideolojik ve politik tutum olarak benimsenmesinin neticesinde, en azından 15 yıldır Kürtlerle empati kurmayı denememektir; Kürtlere ve Kürt bölgelerine sırt çevirmektir. Bunların sonucunda Kürtlerden oy alamamaktır ve Kürt çoğunluklu illerde namevcut duruma düşmektir” şeklinde tanımlayan Gürsel buna karşılık İslamcı partilerin alternatif oluşturduğunu öne sürüyor.

 

Kadri Gürsel “ulus’un karşısına ‘ümmet’i koyarak, ‘ulus devlet’in ‘ulus’a katmayı başaramadığı Kürtlerle ‘ulus’ arasındaki din ortak paydası üzerinden siyaset yapmak...” derken, aslında din’in ortak payda olduğunu kabul ediyor.

 

AKP’nin yapmaya çalıştığı ‘kimlikleri eşitleyerek’ ‘İslami büyük çatı’ oluşturmasının da kimi Kürtlere çekici geldiğini ancak başarılı olamadığını söyleyen Gürsel bunu Kürt sorununun siyasallaşmış olmasına, AKP’nin söylemlerinin de kutuplaştırıcı etkisine bağlıyor.

 

Bu noktada CHP’nin getirmesini umduğu çözüme değinin Gürsel CHP’nin kendisini statükodan azat ederek yaklaştığında ortaya çıkacağını iddia ederken İslamcıların da tabiatlarının buna engel olduğunu savunuyor.

 

İslamcıların tabiatları ile ne kast ettiğini belirtmeyen Kadri Gürsel, soruna çözüm getiremeyen modern yaklaşımlardan medet umarak “Türkiye’yi kutuplaştırmayacak bir çözüm, insan haklarını, özgürlükçü ve seküler demokrasiyi düstur edinen bir ideoloji ve bunun eseri olan politikalar ekseninde geliştirilebileceğini” iddia ediyor. Gürsel, CHP’nin kendisini modernleştirdiği oranda bu konuda başarılı olabileceğini, statükodan kurtulduğunda ellerinin serbest kalacağını umuyor.

Başarısızlığı somut hale gelmiş modern, elitist, seküler yaklaşımın çözüm üretmesini beklemenin boş bir hayal olduğu artık görünür hale gelmişken, sistem açısından İslam’ın kullanılamaması da, sorunu çözme görevi yüklenen partilerin sistemin sınırları dışına çıkamamasından kaynaklandığı anlaşılıyor.

 

İslamcı partilerin, modern yöntemlerle üstesinden gelinemeyen sorunların çözümünde İslam’ın kaynaklarını kullandırma yöntemi de bu yüzden başarısız olmakta.

 

Yoksa Kadri Gürsel’in de olmasını istediği ‘kutuplaştırmayacak çözüm’, ancak onun da ortak payda kabul ettiği din’in bütün gerekleri ile sahneye çıkması ile mümkün olacak gibi görünüyor.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 12 °C
Hakkari
-8 / 6 °C
İstanbul
11 / 15 °C
İzmir
10 / 17 °C