Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürt sorunu Amerikan politikalarına zarar verebilir!
02 Eylül 2010 / 06:37
Türkiye’nin daha yeni kabul etmeyi başardığı Kürt Sorunu konusundaki başarısızlığı Amerikalı uzmanları tedirgin ediyor. Amerikan politikalarının başarısını her şeyin üzerinde tutanlar, bu konunun Amerika açısından önemi vurguluyorlar.

Beyaz Saray, Kürt sorununa ilgisiz kalmamalı

Foreign Policy-HÜRRİYET

 

ABD'li Türkiye uzmanı Henri Barkey, Obama yönetimini Türkiye'nin son dönemde alevlenen Kürt sorununa karşı kayıtsız davranmaması gerektiği konusunda uyardı.

 

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı araştırmacısı ve Lehigh Üniversitesi uluslararası ilişkiler profesörü olan Barkey, "Türkiye’de hükümetle Kürt azınlıklar arasındaki tansiyon hiç olmadığı kadar yükseldi. Yaşanacak çatışmanın getireceği ek hasar Obama yönetiminin dış politikasına da zarar verebilir. Bugün Kürt meselesini göz ardı eden ABD yarın çok sevimsiz sürprizlerle karşılaşabilir" yorumunu yaptı.

 

İşte Barkey'nin makalesinde öne çıkan satır başları

 

"Bu yaz Türkiye anlamsız bir şiddet dalgasının etkisine girdi. Güneydoğu’da yaşanan terör olaylarının yanı sıra 25 Temmuz’da İnegöl’de yaşanan bir sözlü tartışma bir anda yayılarak Türk-Kürt çatışmasına dönüştü. Birkaç gün sonra Hatay’da dört polis memuru öldürüldü. Ardından etnik gruplar arasındaki çatışmalar bu şehre de yayıldı. Bunun dışında bazı olaylar da Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) işbirliğiyle yerel yetkililer tarafından önlendi.

 

PKK silah gücü açısından daha etkili olduğu 1990’larda Güneydoğu’da faaliyet gösterirken bugün Kürtler her yerde. Bu dönemdeki terörle mücadele faaliyetleri, Kürtlerin büyük bir çoğunluğunun yurtlarını terk edip ülke geneline yayılmalarına neden oldu.

 

BÜYÜKŞEHİRLERİN KÜRT ÇOCUKLARI

Kürt nüfusunun en yüksek olduğu İstanbul gibi büyükşehirlerin gecekondu mahallelerinde büyüyen Kürt çocuklar ülkenin kırılgan etnik karışımını patlamaya hazır bir bomba haline getiriyor. Kürt parti liderleri bile hiçbir şekilde kontrol edemedikleri bu çocuklardan korktuklarını ifade ediyor. Dolayısıyla İnegöl ve Hatay’daki etnik çatışmalar daha büyük ve ciddi gerginliklerin işaretçisi olarak görülüyor.

 

Dahası aşırı milliyetçi grupların harekete geçirdiği Türk gençlerin her an Kürtlerle sürtüşmeye hazır olması meseleyi daha da karmaşık hale getiriyor.

 

Türkiye’nin İran’la yakınlığı ve İsrail’le yaşadığı söz savaşına odaklanan ABD, bu kaynar kazana kayıtsız kaldı. Ancak bu gelişmeler bazı açılardan ABD’nin bölgedeki çıkarları için İran’dan ya da İsrail’den çok daha önemli. Kürt meselesi bugün Ortadoğu’nun sınırlarının dışına taşmış durumda. En küçük bir olay hem Türkiye için yıkıcı sonuçlar yaratıp hem de Washington’ın Irak’tan çekilme çabaları konusunda ağır sonuçlar getirebilir.

 

Dahası istikrarsız bir Türkiye daha milliyetçi ve ABD’nin Irak’taki, Balkanlardaki ve Kafkaslardaki çıkarlarına karşı daha olumsuz bir tavır takınabilir. İç savaş yaşayan bir Türkiye aynı zamanda Avrupa Birliği üyeliği için gereken reformları hayata geçirme konusunda da gönülsüz olacak, bu da NATO’da gerginlik yaratacaktır.

 

AÇILIM HAYAL KIRIKLIĞI OLDU

Türkiye’de 1984’ten beri yaşanan çatışmaların bir tek ordunun silahlı girişimleriyle sona ermesi mümkün değil. Kürt liderler taleplerini günden güne daha açık bir dille ifade etmeye ve seçmenlerini organize etmeye başladı. Etnik kimliklerinin resmen tanınması, dil ve kültürün kullanımında özgürlükler sağlanması gibi bu talepler dünyanın en merkezi devletlerinden biri için güçlerin ciddi anlamda dağılımı demek.

 

Türk hükümeti Kürt meselesinin siyasi boyutunun farkında ve bu dalgayı kontrol etmek için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Ancak uygulanan metotlar amacına ulaşmıyor, aksine geri teperek Kürtlerin yabancılaşmasını derinleştirip kararlığını güçlendiriyor.

 

Ak Parti’nin hakkını teslim etmek ve 2009’da başlatılan Kürt açılımını hatırlatmak önemli. Ancak açılımın kötü yönetilmiş olması ve seçimler öncesinde Ak Parti’nin geri adım atarak ve milliyetçi bir söyleme bürünmesi, sürecin amacına ulaşmasına engel olurken tansiyonu da yükseltti. Dahası açılımın bekleneni verememesi Kürt kamuoyunun BDP’ye bağlılığını da güçlendirdi. PKK’yla yakın ilişkili olan BDP kendisini IRA’nın siyasi kanadı Sinn Fein gibi görüyor.

 

BELEDİYELER

Birçok Kürt aktivist için PKK’nın silahlı mücadelesi sembolik ancak ikincil bir önem taşıyor. PKK terörünün Kürt sorununu Türkiye’nin siyasi gündemine taşıdığını belirten aktivistler, asıl önemli olanın bu olduğu görüşünde.

 

Güneydoğu’daki şehirlerde Kürtlerin gözle görülür bir avantajı var: Belediyeler. Kürtler böylece tanınma konusundaki siyasi mücadeleyi daha organize bir biçimde yürütebiliyor. Psikolojik açıdan Türk devleti bu şehirleri şimdiden kaybetmiş olabilir.

 

Washington, Ankara ile Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi arasında bir gerginlik yaşanmasını ya da Türkiye’nin Irak’ta bir askeri operasyon düzenlemesini kaldıramaz. Geçtiğimiz 18 ayda Ankara’nın Bölgesel Yönetim’le ilişkileri ciddi anlamda gelişti ancak PKK Kandil’deki üslerinden faaliyetlerini sürdürüyor.

 

BEYAZ SARAY'A UYARI

Obama yönetimi konu Türkiye’nin Kürt sorununa geldiği zaman zorlu politika seçimleriyle karşı karşıya kalıyor. Çok büyük, çok karışık ve çok zorlu ve ABD en önemli müttefiklerinden birinin iç meselesine karışmaktan kaçınıyor. Ancak bu ABD’nin çıkarlarına hizmet eden bir çözüm yolu değil.

 

Kürt sorunu hala Türkiye’nin siyasetten kültürel hayata, sivil-asker ilişkilerinden demokratik reformlara ve dış politikaya her şeyini etkileyen yumuşak karnı. Bugün Kürt meselesini göz ardı eden ABD yarın çok sevimsiz sürprizlerle karşılaşabilir."

 

Bu haber Foreign Policy dergisinde yayımlanan "Turkey's silent crisis" başlıklı haberden derlenmiştir.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
4 / 13 °C
Hakkari
-7 / 10 °C
İstanbul
13 / 18 °C
İzmir
13 / 18 °C