Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Terazinin ayarlarıyla oynamak
31 Ağustos 2010 / 09:57
Bir kimse teraziyi yanlış tartmak suretiyle hile yaptığında haram bir fiil işlemiş olur. Haramda ısrar ise âlemlerin Rabbi’ne isyan anlamına gelir.

Şükrü HÜSEYİNOĞLU-İSLAM ve HAYAT

 

Hileli tartı yapmaktan daha kötüsü ise, terazinin ayarlarıyla oynamaktır. Bir kimse terazinin ayarlarıyla oynadığında hem tartıda hile fiilini kalıcılaştırmış olur, hem de ayarlarıyla oynanmış bu teraziyle işlem yapacak olan herkesin bilerek veya bilmeyerek bu haram fiili işlemesine yol açmış olur.

 

Bugünlerde anayasa değişikliklerine aktif destek kararı açıklayan kimi İslami çevrelerin, bu tercih ve tutumlarını savunmak adına bu konunun akideyle ilgisi olmadığını öne sürmeleri ve meseleyi “Herkesin yorumu kendine!” düzleminde ele almaları, terazinin ayarlarıyla oynamanın tehlikeli bir biçimi olarak karşımıza çıkmış bulunuyor.

 

Öncelikle şunu sormalıyız: Anayasa tartışmaları gibi doğrudan egemenlik ilişkilerinin söz konusu olduğu bir konunun akideden bağımsız olduğunu öne sürmek ne kadar doğru bir yaklaşımdır? Şayet bu konu akidenin kapsama alanına girmiyorsa, hangi konu bu kapsama girer?

 

Akide, Rabbimizin bildirdiği ölçüler çerçevesinde Mü’minlerin Rableriyle ve birbirleriyle sözleşmesini ifade eder. Mü’minler bu sözleşmeye bağlı kalarak Rableri karşısındaki esas duruşlarını muhafaza ederler, birbirleriyle de bu sözleşme çerçevesinde velayet ilişkisi kurarlar.

 

Bir kimse veya çevre, ortaya koyduğu bir fiil ya da tercihin akideye uygunluğu konusunda elbette kendi düşüncesini dillendirme hakkına sahiptir. Lakin üstelik de egemenlik ilişkilerinin söz konusu olduğu bir konunun akideyle ilgisi olmadığını öne sürmek, akideyi işlevsizleştirmekten başka bir anlam taşımaz.

 

Konjonktürel yorum ve yaklaşımların akide çerçevesinde meşru zemine oturtulması yerine, subjektif yorumlara alan açmak adına akidenin kapsama alanının daraltılmaya kalkışılması, terazinin ayarlarıyla oynamaktan farksızdır.

 

Bu tür yaklaşımlar, Müslümanlar arasındaki ortak bağları zayıflatmakta, birbirimizi denetleme ve ikaz etme imkânlarını ortadan kaldırmaktadır. Bugün Müslümanları herhangi bir konuda Kur’ani ölçülerle ikaz etmeye kalkıştığınızda çoğu kez “Bu senin yorumun!” cevabıyla terslenmekte, apaçık Kur’ani ölçüleri bile dile getirmekten çekinir hale getirilmektesiniz.

 

Subjektif yorumlara alan açılması ve meşruiyet kazandırılması adına, akidenin kapsama alanını daraltan yaklaşımlar öne sürülmesiyle birlikte, Kur’ani ölçülerin bağlayıcılığı zayıflatılmakta ve ortak bağlayıcı referanslardan mahrum kalan Müslümanların birbirleri arasındaki velayet ilişkileri ciddi zararlar görmektedir.

 

Bugün bazı konularda aramızda farklı düşünenler olabilir, bazı konularda ihtilaflar yaşayabiliriz. Farklı düşünen kardeşlerimizle oturup hasbihal eder, bizi mutlak şekilde bağlayan İslami referanslar çerçevesinde ihtilaflarımızı ortadan kaldırmaya çalışırız. Elimizde ne varsa teraziye koyar, neyin doğru neyin yanlış olduğunu belirleme imkânına kavuşuruz. Fakat terazinin ayarlarıyla oynandığı, yorumun alanı alabildiğince genişletilip, akidenin bağlayıcılığı zayıflatıldığı takdirde ortak noktada buluşma imkânımız kalmaz.

 

Doğrudan egemenlik ilişkilerinin söz konusu olduğu anayasa tartışmalarının akideden bağımsız ele alınması gerektiğini savunarak, akidenin alanını alabildiğince daraltan ve buna karşılık yorumu yücelten Müslümanların, bu tarihi yanlışı bir an önce terk etmeleri gerekir.

Bu yazıya toplam (3) yorum eklenmiştir.
mesut
01 Eylül 2010 Çarşamba 15:45
?
"Akide, Rabbimizin bildirdiği ölçüler çerçevesinde Mü’minlerin Rableriyle ve birbirleriyle sözleşmesini ifade eder."

"Doğrudan egemenlik ilişkilerinin söz konusu olduğu anayasa tartışmalarının akideden bağımsız ele alınması gerektiğini savunarak, akidenin alanını alabildiğince daraltan..."

siz de başta bir akide tanımı yapıp sonrasında bu tanımı "egemenlik ilişkileri"ne temas edecek kadar sündürmüş olmuyor musunuz?

bu haliyle karşı tarafa, "ben akidenin alanını daraltıyorsam sen de alabildiğine genişletiyorsun" deme fırsatı vermiş olmaz mısınız?

bence buradaki boşluğa dair bir iki kelam etmeliydiniz.

selam ile...
murtaza
31 Ağustos 2010 Salı 13:32
islamoğluya ne demeli
terazinin ayarlarıyla oynayanlardan bi tanesi (yani m. islamoğlu) bu konudaki konuşmasında İslami kavramları bolca kullanmış ve özellikle Referandumun imanla ilgisi olmadığını, oy vermenin sadece bir amel olduğunu savunan sözleriyle dikkat çekmiş. Allah hidayet versin
Z.Celik
31 Ağustos 2010 Salı 10:31
Tesekkürler
Cok güzel anlamli ve yerinde yorumlarinizi yaziya dökmüsüz.
Allah c.c yardimciniz olsun ....
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
3 / 11 °C
Hakkari
-4 / 9 °C
İstanbul
7 / 8 °C
İzmir
6 / 15 °C