Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İstiklal Mahkemeleri’nden Yassıada’ya ideolojik yargı
30 Ağustos 2010 / 07:04
1961 Anayasası ve HSYK’nın yapısı dışında İstiklal Mahkemeleri’nden Yassıada yargılamalarına birçok vakayı detaylı şekilde ele alan Can’a göre “Yargının ideolojik oluşum serüveninde İstiklâl Mahkemeleri’nin çok önemli bir yeri vardır.

Murat GÜZEL-STAR

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden beri temel tartışma konularından biri de yargı ve adalet sistemi olmuştur. Bu bağlamda modern Türkiye’nin siyasal sisteminin kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğu temel iddialar arasındadır. Yargının bağımsızlığı meselesi de aynı şekilde sürekli tartışılmıştır. Osman Can kitabında yargının bağımlılığının ideolojik kökenlerini tarihsel bir perspektifle ele alırken aslında Türkiye’de yürütmenin yani halkın seçtiği hükümetlerin yargı vesayetinin gölgesinde işlediğini savunuyor. Cumhuriyetin kuruluşunda gerçekleşen yasal reformlardan bugünkü sıcak gelişmelere siyaset ve hukuk arasındaki gelişmelere somut örneklerle ışık tutuyor.

Can kitabında son dönemlerde sıkça tartışılan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısını ele alıyor. Can’a göre 1961 Anayasası ile kurulun millet iradesinden ve bağımsız yargıdan koparılma ve vesayet rejimine kaydırılma süreci de başlıyor. HSYK’nın teknik işlevi açısından yargıçların ve savcıların terfi özlük hakları konularında yetkili olan bir idari organken bir yargı organı olarak algılanması hatalı.

Can, millet iradesinin kurum içinde nasıl sıfira indirildiğini şu ifadelerle anlatıyor: “1961’den önce ise Almanya’da eyaletlerin-büyük kısmında olduğu gibi dogrudan doğruya Adalet Bakanlığı her konuda yetkiliydi. 1961 Anayasası’yla, yüksek yargı, ilk derece mahkemesi ve parlamento kararıyla hakimler ve savcılar arasından seçilecek dokuzar hakim ve savcıdan oluşan Yüksek Hakimler Kurulu ve Yüksek Savcılar Kurulu adıyla iki ayrı yapılanma oluşturuldu. Bu kurullar, yargıçlar ve savcılar ile ilgili her konuda karar alma yetkisine sahipti ve böylece Adalet Bakanlığı’nın etkisi sıfıra indirilmişti.”

Yüksek yargı hegemonyası

HSYK’nın Batı demokrasilerinde hâkimlerin güvencesi olarak kurulduğunu belirten Can, yüksek yargı hegemonyasına terk edilen Türkiye’deki HSYK’nın, yargıçlar için tam bir güvensizlik ortamı oluşturduğunu ileri sürüyor.

1961 Anayasası ve HSYK’nın yapısı dışında İstiklal Mahkemeleri’nden Yassıada yargılamalarına birçok vakayı detaylı şekilde ele alan Can’a göre “Yargının ideolojik oluşum serüveninde İstiklâl Mahkemeleri’nin de çok önemli bir yeri vardır. Birer terör aygıtından başka bir şey olmayan İstiklâl Mahkemeleri, Meclis’te yer alan hızlı ve radikal kişilerden oluşturulmuştur. Kel Ali, Kılıç Ali ve Necip Ali, yani Üç Aliler divanı... Türkiye’yi teröre boğmuş olan bu mahkemelerin yalnızca ismi ‘mahkemeydi’. Önce idam edip sonra yargılama yapan mahkemeler...”

Duygu sosyolojisinin imkanları

Ulus Baker’in toplumsal bilimlerle belgesel filmcilik arasında mümkün bir birleşmenin boyutlarını tartıştığı eseri hâlihazırdaki “kanaatler sosyolojisinin” bir eleştirisi olma iddiasıyla yola çıkıyor. Baker bu eleştirinin yalnızca sıradan toplumsal araştırma pratiğine yönelik bir eleştiri değil, yorumcu-epistemolojik tarza ve toplumbilimsel yaklaşımların “metin” ve “kanaat” etrafındaki epistemolojik düğümlenişine yönelik bir eleştiri olduğunu belirtiyor. Ona göre Spinoza’nın “duygular öğretisi” bu noktada bizim için merkezi bir öneme sahip: duygular sosyolojisi kendi başına bir epistemik alan olmaktan çok, adanmış olduğu alanda bir praksis oluşturmaya çabalamalı.

Kanaatlerden İmajlara, Ulus Baker, Birikim, 2010

Einstein bu konuda ne demiş?

Özel ve Genel Relativite kuramlarıyla 20. yüzyılda modern fizikte gerçekleşen büyük dönüşümün en önemli siması oldu hiç kuşkusuz Albert Einstein. İlk kez onun bulduğu e=mc2 formülü de gündelik dilde bile sıklıkla karşılaştığımız modern bilimsel ifadelerin başında geliyor. Kuşkusuz bu durum, kendi düşüncelerini onaylatmak isteyenlerin de sık sık Einstein’a başvurmasına yol açıyor. Onun başta yaşam, ölüm, savaş, barış, bilim, din, tanrı olmak üzere birçok konu üzerine kaleme aldığı aforizmatik görüşleri de en az ileri sürdüğü fizik teoriler kadar ilginç ve üzerinde durmaya değer.

Yaşam, Ölüm, Savaş, Barış, Bilim, Din,

Tanrı ve Diğer Şeyler Üzerine..., Albert Einstein,

Çev.: B. Gündüz, Sarmal, 2010  

abetterway_@hotmailc.om

 

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
4 / 11 °C
Hakkari
-4 / 8 °C
İstanbul
7 / 11 °C
İzmir
7 / 15 °C