Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rize yine ders olsun demek yeterli mi?
29 Ağustos 2010 / 12:49
Rize’de 2 saat yağmur yağdı. Gündoğdu beldesinde yaşayanlar canlarını kaybetti. Binalar yıkıldı, çaylıklar yok oldu.

‘Gündoğdu faciası’ bize ders olsun diyemeyiz (Bu kaçıncı ders)

Güngör URAS-MİLLİYET


Rize’ye ilk defa bu şiddette yağmur yağmıyor. Ama şimdilerde yağan yağmur can kaybına yol açıyor. Seller oluşuyor. Toprak kayıyor. Beton binalar yıkılıyor. Çaylıklar yok oluyor.

Son 5 yılda Gündoğdu beldesi bu felaketi 3 defa yaşadı. “Ha... Bu da bize ders olsun!” bir daha olmaz diyemeyeceğiz... Bir daha olacak. Maalesef yağmur yağdıkça benzer felaketler devam edecek.

Bu “Allah’ın işi“ değil, “Kulun suçu.”

Gündoğdu’ya gidip görmeyene, Gündoğdu’yu anlatayım. Eski adı “Hamidiye” olan Gündoğdu, Rize’ye 8 km uzaklıkta bir beldedir. Arazisi dik bir yamaç şeklindedir. Toprağı yumuşaktır. Yaklaşık 7 bin kişi yaşar. Daha önce Rize yöresine yağmur yağdığında Gündoğdu’da toprak kaymaz, evler yıkılmazdı da şimdi ne değişti? Çok şey değişti.


Eskiden Gündoğdu’da evler Karadeniz tipi ahşap evlerdi. Günümüzde yamaçlara çok katlı beton yapılar dizildi. Diziliyor. 

Ahşap gitti, beton geldi

Bakınız Rize Belediye Başkanı son sel felaketinden sonra NTV’ye neler söylüyor:
“Gündoğdu’nun neredeyse tamamında heyelan yaşandı. 10-15 katlı yüksek binaların 1-2 katları toprak altında kaldı. İtfaiye 30-40 metreye uzanan merdiveni ile 100’ün üzerindeki insanı binaların pencerelerinden almayı başardı.“


Yamaçlara 10-15 katlı yüksek bina yapımına kim izin veriyor: Rize Belediyesi. Bu binalara kim ruhsat veriyor? Rize Belediyesi. Yamaç arazide, yumuşak toprağa kondurulan beton bina ayakta kalamaz. Hele hele, temeli uyduruk ise, çok katlı ise, bu tür binaların toprak ıslandığında, toprağı da sürükleyerek kaymasından doğal bir şey olamaz.


Bitmedi. Yeni yapılaşmaların hemen tamamı, toprak yağmalamak arayışında sel yatağında, su yolunda yapılıyor. Yıllarca yağmuru aşağıya indiren sel yatakları, su yolları kapanınca yağmur suyu mecburi olarak önüne gelen binayı sürüklüyor. Yatağı, yolu kalmamış su, çevreye yayılarak ne varsa aşağıya doğru sürüklüyor.

 

TEMA Vakfı Rize temsilcisi anlatıyor: “Gündoğdu’da yaşayanlar çaylık açmak için köklü bitki ve ağaçları söktü. Toprağı tutacak köklü bitki kalmadı. Çaylık için sığ topraklar teraslandı. Teraslama az yağmur alan alanlarda çok yararlıdır. Fakat toprağın sığ olduğu ve fazla yağmur alan bölgelerde teraslama, toprak kaymasına yol açar. Bu konularda yöre halkına bilgi veren, yol gösteren yok. Kul hatalarından oluşan felaketler ‘kader’ olarak kabul ediliyor.”

Suç, izinleri verenlerde


Rize, Gündoğdu, Çayeli, Kalkandere, Hemşin, Çamlıhemşin, Pazar Karadeniz bölgesinin en güzel, en yeşil yerleşim bölgeleri. Bu bölgeler yeşili kadar ahşap ve taş evlerinin mimarisi, güzelliği, farklılığı ile de ünlü idi... Ama nereden çıktıysa bu bölgenin özellikleri ile çelişen, çirkin, çok katlı beton binalar yapılmaya başlandı. Dik yamaçlara gelişigüzel beton binalar oturtuluyor. Beton bina yağmura ve sele dayanamıyor. Ama eskiden kalma ahşap evler yağmura ve sele rağmen ayakta.

 

Bu beton kirlenmesinin sorumlusu belediyeler, mimarlar, mühendisler. Çünkü bunlar kaçak değil. Bunlar mimari projesi olan ruhsatlı binalar.

 

Bunları sadece durum tespiti için yazıyorum. Karadenizli değilim ama Karadeniz’i ve Karadenizlileri seviyorum. Biliyorum ki, bu yazı ve benzer yazılar hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Güzelim Karadeniz’de çirkin yapılaşma sürüp gidecek. Beton binalar yamaçlarda sel yataklarına, su yollarına oturtulacak. Karadeniz bölgesinde yıllardır yağan yağmurlar “felaket”in nedeni olarak gösterilecek, can kayıpları “kader” olarak sineye çekilecek. Ve de bütün bunlardan betonsever ve önüne geldiği yere bina diker olan Karadenizliler ders almayacak.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 10 °C
Hakkari
-3 / 11 °C
İstanbul
12 / 16 °C
İzmir
9 / 18 °C