Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İkbal'in ülkesi yardım bekliyor
29 Ağustos 2010 / 08:41
Gecenin karanlığı Pencap Ovası'na yeni çökmüştü. Bir haftadır süren yağışlar bütün köyü çamur deryasına çevirmişti. Yetkililer köyün boşaltılması gerektiğini, İndus Nehri'nin taşma ihtimali olduğunu söylemişti.

ZAMAN

Zeynep ve kocası Ebubekir fikir birliği etmişler, evlerini terk etmek istemiyorlardı. Nasıl terk etsinlerdi, doğduklarından beri bu topraklarda yaşıyorlardı. Gidecek başka yurtları, başka yakınları da yoktu. Ama şiddetini iyice artıran yağmur İndus'u coşturmuş, Pencap Ovası'na doğru taşırmaya başlamıştı. May çifti, ne yapacaklarını bilemez bir halde evlerinden dışarı çıkamıyordu. Birdenbire evin yan duvarı çökünce Ebubekir, gecenin karanlığında İndus'un azgın sularında kayboldu. Acılı hikâyesini gözyaşlarıyla anlatan Zeynep May, kocasının elinden tutamamış, hayat arkadaşını sel sularına kaptırmıştı.

Pakistan'da etkili olan Muson yağmurları böyle binlerce hikâyenin üstüne yağdı. Beşte birinin sular altında kaldığı ülkede insanlar yerlerinden olup acı hikâyeleriyle baş başa kaldı. 8 milyon insan evsiz duruma düşerek göç etti. Ürünlerini de sele teslim ettiler. Afetzedeler, bugünlerde selin ulaşamadığı açık alanlarda ve az sayıdaki çadır kentlerde hayat mücadelesi veriyor. Çadır bulamayanlar ise açık havada yatıyor. Devletin yardımlarının yetersiz kaldığı bölgelerde halk münferid yardımlarda bulunuyor. Suların çekilmediği yerde yaşayanlara helikopterler ve botlarla ulaşılarak temiz su ve yiyecek götürülüyor. Ramazan ayına acı ile başlayan Pakistan halkı, her şeye rağmen Ramazan'ı yaşamaya çalışıyor. Yardımseverlerin kamplara ulaştırdığı gıda maddeleri ile günde bir öğün de olsa iftar ve sahuru aynı anda yapıyor.

Suların yavaş yavaş çekildiği bölgelerde selin zararıyla birlikte insanların acı hikayeleri de gün yüzüne çıkıyor. Ulam Yasin, altı çocuğuyla selden kurtulmuş ancak büyük oğlunu sulardan alamamış. Acılı baba, olayı ağlayarak anlatıyor. Suların gece geldiğini, o sırada eve bakmaya giden büyük oğlunu fark edemediklerini söylüyor. Bir tek tabakları dahi kalmamış. Bütün malları kayıp. Çadırları olmadığı için yol üzerindeki refüjde yatıyorlar. 'Ramazan'da ne yeyip ne içiyorlar?' diye soracak olursanız, günlük bir öğün yemek bulamadıkları için oruç tutamıyorlar. Sadece ilk gün, yürekleri dayanmamış ve bir avuç yiyecekleriyle sahur yapmışlar. Çocukları ve eşiyle beraber Muzaffar Garh, Multan karayolu üzerinde yaşayan Yasin, herkesten çaresizce yardım bekliyor.

Öğretmen Muhammet Kasım da selden etkilenen 18 milyon insandan biri. Köyleri sel sularıyla yok olduğu için yetkililer tarafından ailesiyle birlikte bir okula yerleştirilmiş. Ekmeğini kazandığı okul, bu sefer onun ve 600 kişinin sığınağı olmuş. Kasım, dünyanın ülkesindeki drama sessiz kalmasına çok öfkeli. İnsanların göz göre göre ölüme gitmesine dayanamıyor ve "Öğrencilerimden ölenler oldu. Biz selden kurtulduk ancak yaşamak için ne malımız var ne paramız... İnsanlığın bizi görmesini istiyoruz." diyor. O da diğer diğer Müslümanlar gibi eğer emek bulursa bir öğünle oruç tutmaya gayret ediyor. Kasım, Müslümanları bu ayda daha duyarlı olmaya davet ediyor.

Nadir kurulan çadır kentlerden birinde yaşayan Abdul Mecid de kurtuldukları o geceyi şöyle anlatıyor: "Sular yavaş yavaş yükselmeye başladığında köyü boşaltmamız için haber verdiler. Sular o kadar hızlı yükseldi ki çoğu insan köyden çıkamadı. Biz kendi imkanlarımızla kurtulduk. Köyümüz yok oldu. Hiçbir şeyimiz kalmadı, bu çadır kentte hayata tutunmaya çalışıyoruz." Mecid ailesi çadırlara yerleşeli 15 gün olmuş. Başlarını sokacakları bir yerleri olduğu için şanslılar belki ama hayat onlar için çekilmez hale gelmiş. İşleri yok. Devletin çabaları yetersiz. Hayır severlerin yardımları önemli elbette ama nereye kadar böyle devam edeceklerini bilememek onları çok endişelendiriyor. Bir de üstüne sağlık sorunları eklenmiş. Doktor ve ilaç bulamadıkları için ailelerinden iki yaşlı vefat etmiş....

Türk halkı, Pakistanlı yazar Muhammed İkbal'i Kurtuluş Şavaşı yıllarında tanıdı. İkbal, o yıllarda halkını, Türklerin en zor zamanlarında yanlarında olmaya çağırmıştı. Aradan uzun yıllar geçti ve bu sefer İkbal'in diyarı büyük bir sel felaketiyle karşı karşıya. Halen etkisi devam eden sellerde 2 bine yakın Pakistanlı yaşamını yitirdi, 8 milyon insan evsiz kaldı ve 18 milyon insan afetten doğrudan etkilendi. Yardıma muhtaç afetzedeler, şimdi Türkiye'den ve dünyadan yardım bekliyor. Elimizi uzatmak için daha ne bekliyoruz!...

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
4 / 12 °C
Hakkari
-6 / 10 °C
İstanbul
11 / 17 °C
İzmir
13 / 19 °C