Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Avcı-Gülen polemiğine farklıyorum
24 Ağustos 2010 / 16:47
Halen Eskişehir Emniyet Müdürlüğü görevini yürütmekte olan önemli istihbaratçı polislerden Hanefi Avcı’nın kitabı ve bu kitapta dile getirdiği iddialar sonrası ilginç bir sessizlik yaşanıyor.

İsmet BERKAN-RADİKAL


İçişleri Bakanlığı, devlet memurlarının izin almadan açıklama yapmalarını yasaklayan kuralları çiğnediği gerekçesiyle Avcı hakkında soruşturma açmış durumda. Soruşturma sonunda Avcı görevinden alınabilir.


Ancak şimdilik hiç kimse Avcı’nın söyledikleri, iddialarının içeriği konusunda soruşturma ya da araştırma başlatmış değil. Hadi bürokrasinin yavaş ve geç işlemesinden ötürü soruşturma yapılmadığını varsayalım, işin tuhafı bu iddialar gazete ve TV‘lerde de yeterince yer bulmuyor kendine.


Daha önce de yazdım, Fethullah Gülen’in görüşlerinin etrafında kümelenen grup veya cemaatin (Onlar kendilerine ‘Fethullah Gülen Hareketi - FGH’ denmesini istiyorlar) poliste, yargıda ve maliye bürokrasisinde örgütlendiği, hatta bu kurumları ‘ele geçirdiği’ çok uzun zamandan beri konuşulan bir iddia.


Hanefi Avcı, geçmişte bu cemaate veya FGH’ye yakın görülen önemli bir polis müdürüyken bugün grup aleyhine konuşur olması bana göre konuyu daha önemli kılıyor. Zaten Avcı da daha kitabının ilk sayfalarında, bir anlamda kendi özeleştirisini yaparken artık geçmiştekinden bir hayli farklı düşündüğünü söylüyor.


Avcı’nın kitabının adı ‘Haliç’te Yaşayan Simonlar.’


Burada geçen ‘Simon’ bir önemli PKK militanının kod adı. Avcı, PKK kampında PKK içi mahkemelere başkanlık etmiş olan Simon’la ilgili ilginç bir ayrıntıyı aktarıyor. Simon, kendisi gibi PKK eylemcisi olan kız kardeşi bile idama mahkûm etmiş bir kişi. Ancak Avcı’ya göre ‘Simon olmak’ sadece bu kadar değil; Simon, kendince bir ‘özgürlük düzeni’ savunucusu, hatta savaşçısı ama uğrunda savaştığı özgürlük düzenini kendi en yakınındakilere bile yaşatmıyor. Başkaları adam öldürünce ‘cinayet’ oluyor ama Simon öldürünce ‘Haklı eylem.’


Peki neden ‘Haliç’te Yaşayan Simonlar’? Burada geçen ‘Haliç’ de Hanefi Avcı’nın bir metaforu. Avcı, İstanbul’da görev yaptığı yıllarda her gün işten eve evden işe giderken Haliç’teki E-5 köprüsünden geçermiş ve Haliç’in pis kokusu onu çok rahatsız edermiş. Ama başka insanların aynı Haliç’in kıyısında o kokuya aldırmadan, hatta kokuyu hiç almadan piknik yapmalarına, yaşamalarına da şaşırırmış. Avcı, ‘Kötü bir sistemin içindre yaşayıp buna uyum sağlayıp ortamın kötülüğünün farkına varmamak’ anlamında kullanıyor Haliç’i başlığında.


Yani böyle bakıldığında, özgürlüklerin ve demokrasinin sadece kendileri için istendiğini, bu hedefe varmak için de her yolun mübah görüldüğünü, bu sistemin ve düşünce biçiminin kokuşmuşluğunun artık farkına bile varılmadığını söylemek istiyor.


Avcı’nın kitabının çok kısa zamanda çok satarlar listesinin başına yerleştiği anlaşılıyor.


Benim merakım, Avcı’nın sadeve çok satan bir kitabın yazarı mı olacağı, yoksa kitapta dile getirdiği iddiaların soruşturulmasını da sağlayıp sağlayamayacağı.


Dün Murat Yetkin, ‘Bir cesur savcı daha aranıyor’ diyordu. Bilmiyorum öyle bir savcı bulunabilir mi ama bana öyle geliyor ki savcılık soruşturması kadar idari soruşturmaya da ihtiyaç var. Ve hükümet başka pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da pek adım atacakmış gibi gözükmüyor.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 12 °C
Hakkari
-6 / 10 °C
İstanbul
12 / 17 °C
İzmir
12 / 18 °C