Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Cehalete teşvik İslam’a ihanettir”
18 Ağustos 2010 / 06:25
Akşam gazetesi yazarlarından Hasan Onat bugünkü “Cehalete teşvik İslam’a ihanettir” başlıklı yazısında, İslam adı altında insanları cehalete nasıl itildiklerini yazdı.

Onat yazısında Türkiye’de bugüne kadar ne Alevi Sünni ne Türk Kürt ayrımı olduğunu, herkesin birbirini kardeş bildiğini vurguladıktan sonra, bugün ise kimilerinin farklı camileri olduğunu kimilerinin dernekleri olduğunu, bunun Kur’an’ın 'Dinlerini parçalayan ve gruplara ayrılanlardan olmayınız. Her grup sahip oldukları ile övünmektedir.' (Rum, 30/32) ayetine ters düştüğünü söyledi.

 

Yazılı ve görsel medyaya bir göz atıldığında ise din konusunda insanların götürüldüğü yerin akıldan uzak bir nokta olduğunun görüleceğini anlattı. Onat şöyle söyledi: “Türkiye, özellikle din alanında cehaletin övünç kaynağı olduğu, bilgisizliğin ödüllendirildiği ve özendirildiği bir süreçten geçmektedir. Kalbe, imana, gönle yapılan vurgu, İslam'ı bilmeye, anlamaya, yeni bilgiler üretmeye, düşünmeye çalışan insanları adeta suçluluk duygusuna itmektedir. İnsanlar, ne kadar az bilgi sahibi olurlarsa, o kadar iyi Müslüman olacaklarını zannetmektedirler. Daha da ötesi, bir kanaldaki bir iftar programında, insanların gözünün içine baka baka, ilim sahipleriyle alay edilmekte, akıl ve ilim küçümsenmektedir. İnsanlara  'okumakla nereye varacaksınız, önemli olan yaşamaktır' denilerek, okumak yerine sohbet önerilmekte, düşünmek yerine teslimiyet tavsiye edilmektedir.

Ramazan'da, yazılı ve görsel medyada din adına söylenenler, yapılanlar, İslam dünyasının son iki asırdır içine sürüklendiği zilleti anlayabilme konusunda ciddi ipuçları vermektedir. Din bilgi zemininin dışına kaydırılmıştır. Din denildiği zaman akla, akıl hiç gelmemektedir. Kur'an'ın sadece adı vardır. Çünkü söylenilenlerin Kur'an'la örtüşüp örtüşmediği kimsenin umurunda değildir. Bu durum, niçin ısrarla 'Kur'an'ı biz bu aklımızla mı anlayacağız?. Kur'an'ı alimler anlar ve bize anlatırlar. Din anlaşılmaz yaşanır.' şeklindeki sözlerin sebebini anlamayı kolaylaştırmaktadır. Kur'an'ın ışığında düşünen insanlar bilmedikleri şeyin ardına düşmezler. Kur'an'ın kurucu ilkelerinin farkında olan insanlar, ne başkalarının dini duygularını istismar ederler, ne de kendi saf dini duygularının sömürülmesine göz yumarlar. İnsanın içinden Necip Fazıl gibi: 'Durun kalabalıklar bu sokak çıkmaz sokak!' diye bağırası geliyor.”

 

Dinle ilgili bütün iletişimin duygular üzerinden gerçekleştirildiğini de vurgulayan Hasan Onat “Din adına konuşanlar, insanları düşünmeye değil, kendilerince 'yaşamaya' davet ediyorlar. İnsanlara, bilerek ya da bilmeyerek yoğun bir 'günahkarlık' duygusu yükleniyor.  Pek çok kimsenin yaşama sevincini yitirmesi kimsenin umurunda değil.” diyerek çok doğru bir tesbitte bulunuyor.

 

Onat yazısında “Duygular, aklın denetiminde ve sağlıklı bilgi ile desteklenirse, hayatı zenginleştirir, güzelleştirir. Fakat duygular sorun çözmez. Duygularla sorun çözmeye kalkışmak, sorunları çözümsüz hale getirmek demektir” diyor ve yazısını A’raf suresinin 199. ayeti ile bitiriyor: 'Sen insan fıtratına uyan yolu tut, iyi olanı emret ve cahillerden/haddini bilmezlerden yüz çevir.'

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
7 / 12 °C
Hakkari
-5 / 8 °C
İstanbul
8 / 17 °C
İzmir
9 / 17 °C