Anasayfa » HABERLER » İKTİBAS’TAN, HAMZA TÜRKMEN’İN YANLIŞ BİLGİ VE HATALI ALGI OLUŞTURMASINA KISA BİR CEVAP

İKTİBAS’TAN, HAMZA TÜRKMEN’İN YANLIŞ BİLGİ VE HATALI ALGI OLUŞTURMASINA KISA BİR CEVAP

İktibas Dergisi Ağustos 2015/440. sayısında, Hamza Türkmen’in Haksöz Dergisi Temmuz 2015/292. sayısında rahmetli Ercümend Özkan ve arkadaşları hakkında yanlış bilgi ve hatalı bir algı oluşturan yazısına  “Önemli Bir Not” başlığıyla verilen kısa  cevabı yazıyı alıntıladık 

Değerli okuyucularımız!

Sık sık yapılan bir yanlışı, Ercümend ÖZKAN ve arkadaşlarıyla ilgili kasıtlı bir ifadeyi düzeltmek durumundayız.

Haksöz Dergisinin temmuz 2015 tarih ve 292. Sayısındaki “Seçim Sonuçları ve İslami Muhasebe” başlıklı yazıda Hamza Türkmen, maalesef, bir kez daha yanlış bilgi vermiş ve insanımızda hatalı algılar oluşmasına yol açmıştır. Bu tür kasti ve/veya dikkatsiz usluplarla ve bazen ısrarla yapılan yanlışlar, temel inançları ve hayatı belli olan bir şahsiyete zarar vermenin ötesinde bir anlam taşımaktadır. Ne yazık ki söz konusu yazıda da müellifin kendi sistem-içi pozisyonunu meşrulaştırma gayreti öne çıkmaktadır. Nitekim bu çizginin başından sonuna kadar mutfağında bulunmuş biri olarak hakikatın yazıda aktarıldığı gibi olmadığı ve bu aktarım sahibinin “zamanına tanıklık” çerçevesinde iyi bir sınav vermediği de çok açıktır.

Yazıda ki “Örneğin 1991 yılında Ercümend Özkan ve ekibi yasal bir İslam partisi kurmaya kalkınca…” ifadesi Ercümend Özkan’ın çizgisi ve kurmaya çalıştığı “İslam Partisi”ni nitelemekten uzaktır. “Sistem-dışı”-Tevhidi duruşlarıyla çok iyi bilinen Ercümend Özkan ve arkadaşları, hiçbir zaman Hamza Türkmen’in ifade ettiği bir partiyi kurmaya çalışmamışlar daha da ötesi bunu küfür sistemlerine eklemlenmenin ilk adımı olarak değerlendirmişlerdir. Söz konusu edilen parti 1970’li yıllardan beri var olan İslam Partisinin kamuoyuna “resmen” açıklanması teşebbüsüdür. Kur’an ve Kur’an’ın örneklenmesi olan sünnetin esas alındığı tüzüğü ile bu parti, anayasa ve yasalara göre illegal bir partidir.

Özal’lı yıllarda TCK’nun 141,142 ve 163. Maddelerinin de kaldırıldığı demokratikleşeme süreci başlatılarak tüm düşünceler demokratik çatı tarafından temsil edilmek isteniyordu. Böylece illegalizeye yer bırakılmayıp devlet her düşünceyi legalize etmek istiyordu. Hatta TKP kurulmuş altı ay geçmesine rağmen kapatılmamıştı. Özkan’ın bu teşebbüsü gündeme gelince apar topar bu parti kapatıldı. Bununla Özkan’a şu mesaj veriliyordu, “Kurarsan senin partini de kapatırız”. Zaten Özkan başından beri şunu söylüyordu: “Arkadaşlar! Belki bizi kurulduğumuz gün kapatacaklar. Fakat biz İslami esaslara göre bir partinin nasıl olması gerektiğini bu millete göstereceğiz ki sahteleri ile aldatılmasınlar.”  Daha sonraları şu söz gündeme geldi: “Bu ülkede her parti kurulur ama İslam Partisi kurulamaz.” Zaten Özal’ın yapmaya çalıştığı veya onunla yapılmak istenen de bilindiği gibi akamete uğratıldı. Bu ihale AKP ye kaldı…”

“Parti” sözcüğüne takılanlara Özkan şu izahı yapmıştı:

Parti, herhangi bir ideolojiye mal edilemeyen genel bir kavramdır. Bunun Kur’ani delili Ayette geçen “Hizbullah Ve Hizbuşşeytan” Allah’ın partisi ve şeytanın partisi ifadeleridir. Aynen para gibi yol gibi… bu kelimelerin başına koyacağınız kelime sonraki kelimenin niteliğini belirlemekte ve aidiyetini ortaya koymaktadır. Türk parası, Amerikan Parası, İngiliz parası gibi veya İslamî yol, Demokratik yol, Sosyalist veya Faşist yol gibi… Onlar o gün bunu bile anlamadılar veya anlamak istemediler. Anlamayışları veya anlamak istemeyişleri hala devam ediyor. Çünkü Hamza Türkmen aynı yazıda Partiyi sistem içi araç olarak gösteriyor. Halbuki “parti” bizatihi sistem içi bir araç değildir. Partiyi niteleyen sıfat onu sistem içi veya sistem dışı bir parti yapar, Niteleyen şey Partiyi onun aracı haline getirdiği gibi; onun tamamen karşısında olan bir oluşumu da ifade eder.

Konuyla ilgili daha doyurucu bir yazıyı Rabbimiz imkân verirse İnşaallah gelecek sayımızda sizlere sunacağız. Ancak konuyu daha önce ele alan ve bu gelişmelere tanıklık eden Kardeşimiz Abdullah Pamuk’un Süleyman Aslantaş’la “Ankara’da Kırk Beş Yıl” isimli nehir söyleşisinde de söz konusu iddialarla ilgili bilgilenebilirsiniz.

fotoğraf (1)

Hakkında HABERLER

HABERLER

2 Yorumlar

  1. Hamza Türkmene dair yazmış olduğunuz bu yazıda Ercüment Özkanın hiçbir zaman br parti kurma girşiminde bulunmadığını belirtmişsiniz.Lakin sitenizde ki Ercüment Özkanın hayatı başlığı altında ki ifade Hamza Türkmeni doğrular nitelikte. Sitenizden aynen alıntılayarak ekliyorum
    “1992 yılında İslami anlamda bir parti kurma teşebbüsünde bulundu. Önemli gördüğü birçok şahsiyeti bir araya getirerek istişarede bulundu. Ancak bu istişarelerden edindiği intibanın sonucunda bu düşüncesini uygulamaya koymadı.”
    Kime inanalım 🙂

  2. HABERLER

    Yavuz bey,
    İnsanımız nedense yanlış algı oluşturmada bu yanlışı algılamada/anlamada pek maharetli, İktibas Dergisinin, rahmetli Ercüment Özkan’ın hiçbir zaman parti kurma niyeti olmadı diye bir ifadesi yok, İslami esaslara/ilkelere/referansa dayalı tüzüğünün tamamen kur’ani ölçülerde olan bir parti kurma düşüncesi olduğunu belirtiyor zaten, Hamza Türkmen’in ve sizin de hatalı okuma ve yanlış algı oluşturmaya açık beyanınızda olduğu şekliyle üzerinde yaşadığımız ülkenin laik demokratik yasalarına uygun/yasal bir parti kurma teşebbüsü olmadı diyoruz, zaten rahmetli Özkan, tüzüğünde Kur’anı önceleyen bir tüzüğe sahip olacağı için kurulduğu günde kapatılacak bir partiden bahsediyor o açıdan yazılanları doğru oturup doğru okumalıyız, sizce İktibas Dergisi, rahmetli Özkan’ın, tüzüğünde Kur’ani esaslara dayalı, Kur’anı referans alan bir partiyi mi kurma düşüncesinin olduğunu mu ileri sürüyor, yoksa Hamza Türkmen’in de ileri sürdüğü laik demokratik bir sistemin yasalarına göre bir partiyi kurma düşüncesi olduğundan mı söz ediyor.

    sence inanılması gereken, doğru olan hangisi:)

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayınlanmadıGerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir *

*