Anasayfa » HABERLER » FÜZE KRİZİ: İLERİ SAYIM…
NEDRET ERSANEL

FÜZE KRİZİ: İLERİ SAYIM…

“Gazap” ve “ateş” güçlü ifadeler ve Amerikan kibirinin ve savaşların Tanrı tarafından kendilerine verilmiş dünyayı düzenleme misyonunun bir parçası olarak gördüklerini simgeliyor.

Yenişafak/Nedret ERSANEL

Füzelerin sayısı, menzili veya isabet kabiliyeti ötesinde, politik-askeri tek soru vardır yanıtlanması gereken…

Soğuk Savaş yıllarında dünya, cevaba gidecek şu soruyu keşfetti; “Bu kriz kontrollü müdür”?..

ABD ile Kuzey Kore arasında yükselen füze krizi için bu soruya cevabınız “evet” ise, iki ülke/lider arasındaki ‘atarlanmaları’ yaz akşamları ferahlığında izleyebilirsiniz…

Peki öyle mi?

Büyük güçlerin rekabeti pazarlık arayışlarından beslenir ve genellikle bir “aldım-verdim” takası ile sona erer…

K. Kore herhangi bir pazarlık arayışında görünmediği gibi, alıp-verecek kritik bir metaı da yok. Çin’e sattığı kimi madenlerin karşılığını da ancak silahla tahsil ediyor ve nihayetinde onlar da artık yaptırım altında…

Taşeron örgüt ve ülkelerin yükseliş yaşadığı bir dönemdeyiz.. Ama Çin-K. Kore ilişkisi özel bir kıvam tutturmuş gibi…

Hem klasik taşeron güç özelliklerine sahip; Pasifik dengelerinde Çin’e avantaj üretmek, bölgede denge/eşitlik kurmak için taraftar toplamaya çalışan ABD’nin hamlelerini zorlaştırmak, heveslilere gözdağı vermek, enerji, para ve zaman harcatmak, vb…

Hem de, sınırları kestirilemeyen, kaybedecek değerleri nadir bir ülke olarak orta/uzun menzilli füze varlığı bulundurmak. Ki, ardından ne geleceğini herkes biliyor!

Örneğin ABD, bir füze fırlatsa ve K.Kore’nin askeri bir unsurunu, bir saldırı platformunu vursa, Pyonyang’ın buna nasıl karşılık vereceğini kestirebiliyor muyuz?

KİTLESEL KIYIM HATIRLATMASI…

‘Bir Amerikan gemisine veya üssünü vurmaz’ iddiasına kim sonuna kadar kefil olabilir?..

Diğer taraftan ABD de bir defada çok sayıda kritik hedefi vurabilir ve K.Kore pek azını engelleyebilir. Yani ABD Savunma Bakanı Mattis’in şu sözleri doğrudur; “Müttefik kuvvetlerimizin-siz ABD anlayın-dünya üzerinde en isabetli, sert savunma ve saldırı gücüne sahip olduğu bilinmelidir”.

Peki Çin? Çin’in bir sınırı var mı?..

Bakalım…

Ton farkını iyi seçmemiz gerekiyor.. Başkan Trump’ın konu hakkında iki açıklaması var; 1. ABD’nin gazap ve ateşiyle ile karşı karşıya kalacaklar. 2. K.Kore aklını başına alsın yoksa bu dünyada çok az ülkenin başbaşa kaldığı bela ile karşı karşıya kalacak…

Muhatap olsanız bu cümle veya kelimelerden hangisi sizi huzursuz ederdi?

“Gazap” ve “ateş” güçlü ifadeler ve Amerikan kibirinin ve savaşların Tanrı tarafından kendilerine verilmiş dünyayı düzenleme misyonunun bir parçası olarak gördüklerini simgeliyor. İçeriye de muhafazakar bir mesaj.

İkinci cümle de güçlü ama içindeki bir-kaç kelime en vahimi; “çok az ülke”den ve “bela”dan kasıt ne?

Herhalde, Afganistan’a atılan ve kurbağa ürkütmeyen “Bombaların Anası” kastedilmiyor. Kaldı ki benzer bombalar bir çok ülkeye atıldı.

Eğer gönderme yapılan Hiroşima ve Nagasaki ise ki cümlenin şartlarına uyuyor, işte asıl bu biraz ‘sıkıntılı’ olabilir…

“Kötülerin” elinde nükleer silah olmamalı, “iyilerin elinde olabilir” kabulünde o kadar çürük nokta var ki…

KİM’İN MUHATABI KİM: GÜNEY KORE NEREDE?..

Pyonyang’la ilgili kriz nasıl olursa olsun Seul’den bağımsız düşünülemez. Coğrafi/tarihi olarak da mümkün gözükmeyen bu durum şimdi daha az hissediliyor. Güney Kore elbette tehditlere cevap veriyor ama.. Kuzey Kore’nin muhatabı artık o değil, Amerika. Bu hem K.Kore’nin boyunun uzadığını dünyaya gösteriyor hem de arkasında kim/kimler olduğuna ilişkin kanaati teyit ediyor. (Guam Adası’nın hedef seçilmesi de öyledir. Pasifik dengesidir.)

Bu yüzden Seul’un içine konsantre olanların varlığını da bilmeliyiz; “Güney Kore’de Mayıs ayında göreve gelen Devlet Başkanı Moon Jae-in ani bir kararla silahlı kuvvetler komuta kademesinde büyük çaplı değişikliğe gitti. Devlet Başkanı Moon, 8 üst düzey komuta kademesinden 7’sine yeni generaller atadı. Ordu kademelerinde yaşanan hızlı değişim, bir darbe tehlikesi mi önlendi, yorumlarına neden oldu. Moon Jae-in, Güney Kore’de, Kuzey Kore’ye yönelik ılımlı politikaları ile biliniyor. Moon Başkanlık görevine seçilmesinden sonra yaptığı konuşmasında, bölgedeki gerilimi azaltmak adına K. Kore’nin başkenti Pyongyang’a gidebileceğini açıklamıştı”…

AMERİKAN SAVUNMA SİSTEMLERİ ÇALIŞIYOR MU!

Bir de işin teknik boyutu var; neden 4 füze birden fırlatacak K. Kore? Nasıl olsa deneme değil mi, bir tane olsa ne fark eder?..

Belli ki bir tür “yoklama da çekiliyor” sahip adına. Amerikan THAAD veya AEGİS savunma sistemleri muhkem ve sızdırmaz biliniyor. Öyle mi? Atılan füzeleri yakalayamaması itibar yıkıcı olur. Ki ‘siyaseten de ıskalanabilir’!

K.Kore’nin Guam’ı vurması diye birşey zaten yok. Bu savaş demek. Ancak belli bir mesafeye, örneğin kara sularının içine düşmesi de Washington’un cevap vermesi anlamına gelecektir.

İlla verir mi?

Vermezse, zaten yalpalayan Trump, iktidarsızlıkla suçlanacaktır.

Nihayet, Amerikan basınının (Washington Post) K.Kore’nin minyatürize edilmiş atom bombaları ürettiği haberi ve zamanlaması tehlike işareti. Doğruysa da yalansa da!

Çin’in kırmızı çizgisine gelince…

Çin, füzeleri ilk K.Kore fırlatırsa tarafsız kalınması ama ABD’nin ülkenin yönetim şeklini değiştirmesine izin verilmemesi gerektiğini düşünüyor…

Ne dersiniz, füzeler atılıyor mu atılmıyor mu?

Hakkında HABERLER

HABERLER

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayınlanmadıGerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir *

*