Anasayfa » OKUYUCU YAZILARI

OKUYUCU YAZILARI

İMAN, HİCRET, CİHAD

23238

Îman kuru bir laftan ibâret bir şey değildir, olamaz da. Îman, “amel” demektir. Îman etmek “yapmak” demektir. Kur’ân’a îman etmek, Kur’ân’ı yaşamak ve onu hayâta taşımakla olur. Zîrâ îman, oturulup durulan yerde yapılıveren bir-şey değildir. Hârûn Görmüş “Şüphesiz îman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; işte onlar, Allah’ın rahmetini umabilirler. Allah bağışlayandır, esirgeyendir” (Bakara 218). İslâm’ın vahiy ile ...

Devamı »

İMAN

3wrt

Îman, bilişsel bir mesele değil, eylemsel bir dinamiktir. Îmânın derecesi, Allah için yapılan işle (amel) belli olur. Hârûn Görmüş Îman edip sâlih amellerde bulunanlar; ne mutlu onlara. Varılacak yerin güzel olanı (onlarındır)” (Ra’d 29). Îman, Allah’ın bir nîmetidir. Bu nîmet öyle bir nîmettir ki; yokluğunda kişiyi Dünyâ’da gerçekte rezil bir hayat yaşattığı gibi, âhirette de sonsuz azâba mahkûm eder. Zîrâ ...

Devamı »

İMAN’IN BEDELİ

2_d

“Îman edip güzel amellerde bulunanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve zekatı verenler; şüphesiz onların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır” Harun Görmüş “Îman edip güzel amellerde bulunanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve zekatı verenler; şüphesiz onların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır” (Bakara 277). Kur’ân boyunca nerede îmandan bahsediliyorsa, orada îmandan hemen sonra amel ...

Devamı »

TEFSİR OKUMALARIMDAN NOTLAR (Âlak Suresi)

kabe-imami-mahir-alak-suresi-ve-meali_7677447-10350_1280x720

İnsanın uyku hariç aklının erdiği günden itibaren gördüğü, hissettiği, duyduğu, tattığı, iletişim ve etkileşimde bulunduğu velhasıl yaşadığı her şeyin “okumak” olduğu; Fehmi YAĞLI fyagli@hotmail.com Ön bilgilendirme: Yaptığımız bu ve benzeri çalışmalarımızı okurken en son paragrafta ki  “Alak Suresi okumalarım esnasında zihnime yansıdı.” cümlesini işaretlerle ayırdığımız her paragrafın akabinde imiş gibi okunması tavsiye olunur.. Sohbeti Kur’an Tarik-i Furkan-02 İnsanoğlunun manen ve ...

Devamı »

ŞİRKİN DÖRT ATLISI: FİRAVUN, HÂMÂN, KÂRUN VE BEL’AM

ebu-simbel

Firavun: Otoriteyi elinde bulunduran; Hâmân: Kuvveti elinde bulunduran; Kârun: Mülkü yâni ekonomiyi elinde bulunduran; Bel’am: Tâğutları din adına meşrûlaştıran, din adına itaat ettiren kişi ve gruplardır. Şirkin bu dört atlısı, birbirlerinin neden-sonuçlarıdır ve hepsi aslında tek bir şeydir. Zîrâ küfür tek millettir. Bunlardan birini alt-etmek, tamâmını alt-etmek anlamına gelir.   Hârûn Görmüş “Ve dediler ki: Rabbimiz, gerçekten biz, efendilerimize ve ...

Devamı »

RİSKOFOBİ

inovasyon-ve-girisimcilik

Riskofobi demek, “risk almaktan aşırı korkmak” anlamına geliyor. Bu fobiye yakalanmış olanlar hiç-bir riski alamazlar. Hattâ zamanla “risk” sözünden bile rahatsız olmaya başlarlar. Riskofobi en çok “gabya îmanla” açığa çıkar. Hârûn Görmüş “Onlar, gayba inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infâk ederler” (Bakara 3). Âyet, gabya inananların dünyevî alanda kolay risk alabileceğini, bu nedenle de kolaylıkla mallarını ...

Devamı »

NEYE İHTİYACIMIZ VAR

2_d

Ne kadar da çok şeye ihtiyâcımız var. Fakat aslında tek bir şeye ihtiyâcımız var: Tüm bunlar için olmazsa-olmaz olan îmâna ve Allah’ın yardımına ihtiyâcımız var. Allah’ın zafer garantili yardımı gediğinde de “elhamdulillah” demeye ihtiyâcımız var. Müslüman olarak yaşamaya ve Müslüman olarak ölmeye ihtiyâcımız var. Hârûn Görmüş “Allah, içinizden îman edenlere ve sâlih amellerde bulunanlara vâdetmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl ...

Devamı »

MODERNİZMİN KISKACINDAKİ MÜSLÜMAN

soru

Artık Müslümanlar batı’nın kötü birer fotokopileri oldular. Onların güdümüne girdiler. Akıllarını, zihinlerini, kâlplerini, vicdanlarını, kültürlerini kötüleyip bir paçavra gibi atıp onlara teslim ettiler ve yerine de, şeytan fısıltılarından oluşan tâğut derlemelerini alıp baş-tâcı yaptılar-yapıyorlar. Böyle-böyle batı’nın yâni modernizmin kuşatması altına girdiler. Hârûn Görmüş “Ey insan, ‘üstün kerem sâhibi’ olan Rabbine karşı seni aldatıp-yanıltan nedir?” (İnfitâr 6). İslâm bir hayat-nizâmıdır. Hz. ...

Devamı »

AYNI YANLIŞTA BİRLEŞMEK: TÂRİHSELCİLİK VE EVRENSELCİLİK

ayet

Bizim âhirette sorgulanacağımız kitap, Kur’ân’ın tamâmıdır, sâdece bir kısmı değildir. Fakat sorgu; “Kur’ân’ı, modernizme uydurup-uyduramadığımız şeklinde değildir. Sorgu, “Kur’ân’ı hayatta hâkim kılıp-kılamadığımız ve onu hakkıyla yaşayıp-yaşamadığımız” şeklinde olacaktır. Hârûn Görmüş “Andolsun, sizin için, Allah’ı ve âhiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır” (Ahzâb 21). Târihselcilik: “Olayların açıklanmasında târihe öncelik veren düşünce akımı”. Evrenselcilik: ...

Devamı »

ALT-KİMLİK, ÜST-KİMLİK

415376

Üst-kimlik; bir emek, bir gayret sonucunda bir bilgi ve bilinç-merkezli amel-eylem ile kazanılmış olandır. Yâni üst-kimliği belirleyecek olan şey “bilinçli olarak seçilen” olmak zorundadır. Zâten Allah da insanları alt-kimliğine göre değil, üst-kimliğine göre değerlendirir ve zâten insanı üst-kimliği ile tanımlamıştır ki o üst-kimlik Hz. Âdem’den bêri bu şekildedir: Hârûn Görmüş “Göklerin ve yerin yaratılması ile dillerinizin ve renklerinizin (milletlerinizin-ırklarınızın-kavimlerinizin) ayrı ...

Devamı »