Mehmed Durmuş
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kutlu Doğum Neyi Kutlamaktır?
15.04.2010 20:24

Son yıllarda dinî düşüncenin tüketimi ‘kutlu doğum’ kavramı üzerinden yapılmaktadır. Peygamber'in doğumu kutlu olarak nitelenmekte ve bu ‘kutlu’ doğum vesile kılınarak Nisan ayında yüzlerce etkinlik yapılmaktadır.

 

Risalet zincirinin son halkası Muhammed (sav)’in anılmasında herhangi bir sakınca yoktur, bilakis hayır vardır. Hiçbir Müslüman da onun anılmasından rahatsız olmamaktadır. Lakin ‘kutlu doğum’, peygamberi anan bir dizi etkinlik olmanın ötesine geçip, birtakım sapmalara konu olmaktadır.

 

İlk sorgulanması gereken belki de, ‘kutlu doğum’ teriminin kendisidir. Cenabı Hak, elçi seçtiği Muhammed (a.s)’ın doğumuna herhangi bir olağanüstülük atfetmez. Muhammed, kendisinden önce gelip geçmiş elçiler gibi bir elçidir. (3/Â-i İmran, 144). Kendisinden önceki nebilerin doğumu ne kadar ‘kutlu’ idiyse, Muhammed’in doğumu da o kadar ‘kutlu’dur. Elbette Muhammed (a.s) elçilerden biridir ama sıradan bir insan da değildir. Mekke kâfirleri, kendi içlerinden bir kişinin elçi seçilmesini bir türlü makul karşılayamamışlar ve kendileri gibi sokaklarda yürüyen, yemek yiyen bir insan-Peygamber olabileceğini bir türlü hazmedememişlerdi. Dolayısıyla onların gözünde Muhammed’in hiçbir nebevî niteliği yoktu. Bu şekilde peygamberi tamamen sıradanlaştırmak da, tıpkı onu ilahlaştırmak kadar İslam dışıdır ve merduttur. Asla peygamberi sıradanlaştırmak, ‘işte öylesine bir beşer’ seviyesine indirgemek taraftarı değiliz, bu, imanımızla bağdaşmaz. Ne var ki, peygamberi ilahlaştırmak da imanımızla bağdaşmaz.

 

‘Kutlu doğum’ terimi, aslında derinlerde yatan, “Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım!” türünden hurafelere telmih içermektedir. Tasavvuf kültüründe Peygamber'in, nur-ı Muhammedî gibi pagan bir kavramla adeta ezelî ve ebedi bir varlığa, adeta “Allah'ın oğlu İsa” mitine nazire yapılırcasına bir tanrı-Peygamber'e dönüştürüldüğü bir gerçektir. Fakat bütün bu ve buna benzer hurafeyi uhdesinde barındırmasına rağmen, bin dört yüz yıllık gelenekte, ‘kutlu doğum’ gibi bir kavramsallaştırma olmamış, Peygamber bugünkü gibi bir ifratın konusu yapılmamıştır.

 

Geçmişte herhangi bir Peygamber'in, kendisinden önceki bir Peygamber'in ‘kutlu doğumunu’  andığını, kutladığını bilmiyoruz. Bilhassa bazı oğul peygamberler (İsmail, İshak, Yakub, Yusuf v.b.), kendileri gibi Peygamber olan babalarının (İbrahim gibi) doğumlarını kutlamamışlardır. Kutlu doğum kavramsallaştırması yeni bir durumdur. Mehdi/Mesih söylemlerinin, toplumsal çalkantılar ve siyasi baskı ve zulümlerin olduğu dönemlerde yeniden yeniden tazelenmesi ve toplumu yalancı meme misali avutması gibi, kutlu doğum kavramı da, 28 Şubat sürecinde neşvü nema bulmuş yeni keşfedilmiş bir araçtır. Rejim tarafından yeni bir baskıyla karşılaşan dindar kitleler, doğrudan Din’in en merkezî konularını talep edememenin verdiği sıkıntıyla, siyasi anlamda bir risk içermeyen, rejimin tanrılarını gazaba getirmeyen daha ‘selamet’ bir konuyu, Peygamber sevgisini(!) gül gibi oldukça soft sembollerle gündemleştirmek suretiyle tatmin sağlamış, kendilerini rahatlatmışlardır.

 

Genel siyasi gündemde birbirlerine en aşırı düzeyde muhalefet eden siyasi uçların, ‘kutlu doğum haftası’nda ortak mesajlar vermeleri, bu kavramın, ılımlılık politikalarına hizmet yaptığının bir göstergesidir. Bunu da, Peygamber isminin, ‘kutlu doğum’un mucizevî bereketine yoranlar mutlaka olacaktır…

 

Kutlu doğum etkinliklerinde, elbette Peygamber’i sahih şekilde anan, gerçek bir Müslüman hassasiyeti ile bu toplumun risaleti, Kur'an’ı, Muhammed’i (sav) anlaması, idrak etmesi ve hayatını ona göre tanzim etmesi için çalışmalar yapan kişi ve cemiyetler vardır. Lakin belki bundan daha fazla da, hurafeler icat edilmekte, İslam inancına şirk karıştırılmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 14 Nisan 2010 Çarşamba akşamı düzenlediği açılış programında konuşan TBMM Başkanı M. Ali Şahin, güya sahabe neslini yetiştiren o iklimi anlatma adına, çok bilinen bir hurafeyi tekrar etti ve kendisini dinleyen milyonlarca insanın zihnine bu hurafeyi bir kere daha zerk etmenin vebalini yüklendi. Hz. Ebu Bekir’e atfedilen bu hurafeye göre Ebu Bekir’in, “Allahım! Ahirette benim vücudumu o kadar büyüt ve sonra beni cehenneme at ki, başka hiçbir insana cehennemde yer kalmasın!” dediği ileri sürülmektedir. Bu söz üstelik de Hz. Ebu Bekir’in hümanizmine örnek verilmektedir. Halbuki bu söz ona tamamen bir iftiradır. Peygamber’in en salih öğrencilerinden biri olan Hz. Ebu Bekir’in bu sözü söylemesi düşünülemez. Çünkü bu söz biraz dikkatlice incelendiği zaman tamamen şirk olduğu anlaşılacaktır. Cehennemi Allah yaratmıştır ve oraya, cezalandırılması kaçınılmaz olan insanlar Allah'ın adaleti gereği ve Rahmân ve Rahîm sıfatlarıyla da çelişmeksizin girdirilecektir. Allah, o sözde rivayeti uyduran kişiler kadar -haşa- merhametli değil midir? Allah'ın, oraya girdirmekte ve hem de ebediyen orada kalmalarında sakınca bulmadığı, bilakis gerekli gördüğü insanları kayırmak kimin haddinedir?

 

Uzun lafın kısası, Peygamber’in doğumunu kutlamak, seküler bir doğum günü kutlamak seramonisine dönüştürülmemelidir. Peygamberi anmak, Kur'an’ı anmak, risaleti anmak olmalıdır. Kur'an’ı ve risaleti anmak da, bu ikisini anlamak amacına matuf olmalıdır. Risaleti ve Kur'an’ı anlamak demek, Kur'an’ı, yaşanmış Kur'an demek olan Muhammed’in (sav) risaletini bugünümüze taşımak; modern putperestlik çağına Kur'an’la verilecek olan Muhammedî cevabı taşımak demektir. Müslümanlar, gül sembolüyle Peygamberlik müessesesini daha nereye kadar yumuşatacaklardır?

 

Mekke kafirlerine, elinde, “De ki ey kafirler!” diye başlayan bir demet Kur'an ayeti yerine, bir demet karanfille gitmeyi Peygamber de bilirdi!...

Bu yazı toplam 2460 defa okunmuştur
Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Bu yazıya toplam (13) yorum eklenmiştir.
Recep Aykan
18 Nisan 2011 Pazartesi 03:54
İSLAMI ANLATMA, BİR KARANFİL VER YETER :))
ELİMİZDE GÜLLER 'KUTLU DOĞUM KUTLU OLSUN'. MÜ'MİN, MÜNAFIK, MÜŞRİK HERKESE GÜLLER VE GÜLÜCÜKLER! PEYGAMBER A.S. MEKKE MÜŞRİKLERİNE, MEKKE KAFİRLERİNE ELİNDE, “DE Kİ EY KAFİRLER!” DİYE BAŞLAYAN BİR DEMET KUR'AN AYETİ YERİNE, BİR DEMET KARANFİLLE GİTMEYİ BİLMİYOR MUYDU? FACEBOOK (Recep Aykan): http://www.facebook.com/profile.php?id=624712978
Baki
27 Nisan 2010 Salı 18:31
Kutsamak Değilmi?
"kutlu doğum haftası"derken "kutlu"kelimesini kullanmamız ne derece doğrudur?Allah Kur-an'ı indirdiği geceye mübarek bir gece derken bizlerin peygamberimizin (as)doğumuna kutlu dememiz onu kutsamamız anlamına gelmez mi?Bu konuyu tekraren dile getirdiğiniz için Allah sizden razı olsun.Saygılarımla...Baki KEÇELİ
Orhan Çağlıbaygil
27 Nisan 2010 Salı 14:05
din-iman-kuran
Doğruları kalabalıkların bulunduğuyerlerde değil,Kur'ân'da arayınız.Kalabalıklarda yanılırlar.Müslman da olsalar.Çoğunluk veya kitleler tarafından yüceltilen ve giderek kutsallı izafe edilen insanlara itibar etmeyiniz.Allah ile aranıza aracı koymayınız.Ruhban sınıfına itibar etmeyiniz,Allah'tan başka veliler edinmeyiniz,ki imanımızın sıhhati sürekli olabilsin... selamlar olsun
Ahmet RAHMAN
25 Nisan 2010 Pazar 23:39
Doğru Muhammed Telakkisi
Müslümanların çok az bir kesminde doğru algılanmış bir Hz.Muhammed kavramı varken, yazınızın son cümlesindeki "De ki Ey Kafirler..." yazılı ayetleri elinde taşıyan Muhammed'e, özlemle bakmamak elde değil....Kaleminize sağlık...
Selam ederim...
makseki
21 Nisan 2010 Çarşamba 13:30
yumuşak değişimler
kutsallarımız bir bir devlet eliyle seküleştirilmeye çalışılıyor. kutlu doğum bunun son örneği. bundan önce bayramlarımızın içi boşaltıldı. çanakkale savaşının yıldönümü bahanesiyle şehitlik kavramımız tahrif edildi. diyanet bu seneyi kur'an yılı ilan etti. bakalım bu sene kur'an hakkında nasıl bir seküleştirme projesi uygulayacaklar. bu sene kutlu doğum haftası bu şekilde kutlandıysa seneye daha yoğun kutlanacaktır. böylelikle dinin iki temeli olan
Faruk
20 Nisan 2010 Salı 07:05
10 numara
Yazamayan elim, söyleyemeyen dilim olmuşsunuz. Allah razı olsun.

bu hurafelere inat, hiçbir organizasyonlarına katılmadım. Gül gördüğüm yerden kaçtım.
mesuttahir
19 Nisan 2010 Pazartesi 10:59
tebrik
"...28 Şubat sürecinde neşvü nema bulmuş yeni keşfedilmiş bir araçtır. Rejim tarafından yeni bir baskıyla karşılaşan dindar kitleler, doğrudan Din’in en merkezî konularını talep edememenin verdiği sıkıntıyla, siyasi anlamda bir risk içermeyen, rejimin tanrılarını gazaba getirmeyen daha ‘selamet’ bir konuyu, Peygamber sevgisini(!) gül gibi oldukça soft sembollerle gündemleştirmek suretiyle tatmin sağlamış, kendilerini rahatlatmışlardır."

dört dörtl
mbozac
18 Nisan 2010 Pazar 15:10
anmak-anlamak
anlam buharlaşınca; anlamanın yerine anma, yaşayan kur'an yerine vicdana hasredilmiş(!) din olgusu, ahiret yerine illa dünya, bilgi yerine taklid geçmiş, düşünce dumura uğramış, sanal bir iman/kuru bir iddia ortada kalmıştır...vesselam..
s.akgül
17 Nisan 2010 Cumartesi 18:20
tebrik
bilgi,feraset,basiret birleşince böyle güzel yazılar ortaya çıkıyor.Rabbim razı olur inşallah.
Abdi keçeli
17 Nisan 2010 Cumartesi 01:14
Allah razı olsun mehmet abi
Peygamberi sadece kandillere gül gecelerine sığdırmak, Kur'an-ı kabirlere sıkıştırmak, dindarlığı camilere hapsetmek peygamberi örnek almak değildir. Peygamberimiz bizim için sadece adı güzel kendi güzel değil, ahlakı-adaleti siyaseti de güzel insandı. O,cami adamı değil, cemiyet adamıydı. Kur'an okuyan değil Kur'an-ı yaşayandı. müminlere "gül verirken kafirle savaşan bir peygamberdi. Bizler de Kur'an-ı sadece okuyan değil, hayatımıza ilmek ilmek dokurs
cüneyt taşoğlu
17 Nisan 2010 Cumartesi 00:41
aynen katılıyorum
Kutlu doğum bi nevi '''sen olmasaydın anlamında kullanılıyor''; hayret etmemek elde değil. Bunu Necip Fazıl bile ÇİLE adlı şiir kitabının girisinde kullanmıs.'' sen olmasaydın alemlerı yaratmazdım dedği peygamber diye zıkretmiş. Yani Muhammed as Allah cc nin tasarrufu dışı bir varlık mı ki sen olmasaydın desin. Allah dan bağımzsızmıymıs ki sen olmasaydın demiş. Bir beşer minnet etiğine sen olmasaydın ben ne yapardım der. Allah cc ye ne büyük hakaret
musab
16 Nisan 2010 Cuma 16:25
dost
s.a allah razı olsun
memet
16 Nisan 2010 Cuma 15:24
selam
s.a allah senden razı olsun konu hakkındaki görüşleriniz çok güzel
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
-10 / 0 °C
Hakkari
-12 / 0 °C
İstanbul
1 / 4 °C
İzmir
0 / 9 °C